Oku bakayım: A-yı

Oku bakayım: A-yı

Barış Manço “Oku bakayım: A-YI” derken bize sıcacık bir çocuk şarkısıyla fonolojik farkındalığı ilk öğreten sanatçılardan biri olabilir. 80’lerin sonu 90’ların başında çocukluğunu yaşamış olan birçoğumuz daha ilkokula başlamadan bu şarkıyı severek söylüyorduk. Fonolojik farkındalığın eğitimdeki yeri o dönemde ne kadardı bilmek güç ancak Barış Manço bizleri bu şarkıyla seslerin oyununa götürüyor. Sözlere beraber bakalım:
A de bakayım; A,
bir de Y de; Y,
şimdi bir de; I
Oku bakayım; A-YI

Bir sözcüğün seslerine ayrılabildiğini, seslerin birleşerek bir sözcüğe dönüştüğünü, sözcüklerin hecelere bölünebildiğini bir şarkıda hem de eğlenceli bir şekilde bizlere gösterdi. Birçok çocuk şarkısını bizlere armağan ettiği için kendisine minnettarız.

Çocuklar için en iyi öğrenme biçimi kuşkusuz şarkılar ve oyunlardır. Bunu da en iyi anaokulu öğretmenlerimiz bilir.
Araştırmalar okuma yazma öğrenmeden önce çocuklara verilecek olan fonolojik farkındalık becerisinin anlayarak okumayı kolaylaştırdığını söylemektedir. Okul öncesinde dislektik olma ihtimali öngörülen çocuklarda bu konuda çalışma yapılması öğrenme sürecini kolaylaştıracaktır. Konu hakkındaki Konuşma Sesi Oyunları kitabımızda çocuklarınızla yapabileceğiniz aktiviteler yer almaktadır. Fonolojik farkındalığın gelişmesini sağlayan kutu oyunlarımız Dondurma Adası ve Sözcük Dedektifi ni okul öncesindeki tüm çocuklara öneriyoruz.

Kekemelik Hakkında Neler Biliyoruz?

İletişimde konuşmanın anlaşılırlığı kadar akıcılığı da önem taşır. Akıcılık konuşmanın belli bir devamlılık ve hızda sürdürülmesidir. Kekemelik konuşma akıcılığını olumsuz yönde etkileyen dil ve konuşma bozukluklarından biridir. Akıcılık bozulduğunda konuşmanın devamlılığı kesintiye uğrarken, çaba artar, konuşma hızında değişiklikler görülür. Kekemelik çoğunlukla 2-7 yaş arasında ortaya çıkar. Bu yaş aralığında dil gelişiminde de hızlı bir ilerleme olmasıyla birlikte çocuktaki takılmalar belirgin bir hal alabilir. Kekemeliğin görülme sıklığı erkeklerde 4 kat daha fazladır. 2-5 yaş aralığındaki çocukların %80’inde görülen kekemelik kendiliğinden geçer.

Konuşurken birçoğumuz ufak tefek dil sürçmeleri, takılmalar yaşarız. Arada bir yaşanan bu akıcısızlıklar konuşma içinde normal sayılır. Ancak bu takılmaların sürekli hale gelmesi ve iletişimin devamlılığına engel olması konuşmada bir güçlük olduğunu düşündürür.

Kekemelikte “ba-ba-ba-na bakar mısın?, ge-ge-geliyorum” örneklerindeki gibi hece tekrarları, “ssssu istiyorum, aaaaa-nne gel” gibi ses uzatmaları görülebilir. Kimi zaman ise konuşmaya başlamadan önce kas gerilimi o kadar artmıştır ki bloklarla beraber konuşmanın başlatılması güçleşir.

Tekrar, uzatma ve bloklara ek olarak birtakım ikincil davranışlar (göz kırpma, ayağı yere vurma), kimi sözcükleri sık kullanma (yani, şey, işte…), bazı sözcüklerden kaçınma gibi davranışlar da gözlemlenebilir. Konuşurken kekeleyen çocuk çevreden gördüğü tepkiye bağlı olarak kaygı, endişe, utanma gibi duygular da yaşayabilir.

Kekemeliğin nedeni hakkındaki bilimsel çalışmalar halen devam etmekte olup tek bir nedene bağlı olmadığı bilinmektedir. Genetik, nörofizyolojik ve çevresel etmenlerin bu konuda belirleyici olduğu görülmektedir.

Çevrenizde kekemelik ile başa çıkmaya çalışan bir çocuk varsa aşağıdaki ipuçlarına dikkat ederek onun iletişim kurmasını kolaylaştırabilirsiniz.

  • Çocuğun söylemek istediği kelimeyi ya da cümleyi bitirmeye çalışmayın.
  • “Yavaşla”, “derin nefes al” , “acele etme” gibi öneriler vermekten kaçının.
  • Çocuk konuşurken göz temasını kesmeyin ve yüzünüzde kaygılı bir ifade olmamasına dikkat edin. Çocuğun nasıl söylediğinden çok, ne söylediğine odaklanın.
  • Kekeleyen bir çocukla konuşurken kendi konuşmanızı doğal bir biçimde yavaşlatın.
  • Yoğun takılmalar olduğunu gözlemlediğiniz günlerde çocuğun evet-hayır şeklinde kısa cevaplar verebileceği soruları tercih edin.
  • Çocuğa “neden böyle konuşuyorsun?”, “birini mi taklit ediyorsun” gibi sorular sormayın.
  • Çocuk konuşurken takıldığı zamanlarda “kekeleme”, “güzel konuş”, “heyecanlanma” gibi yorumlarda bulunmamaya dikkat edin.

Konuşurken sıklıkla tekrar, uzatma, blok gibi takılmalar yaşayan bir çocuğun uzman dil ve konuşma terapistinden değerlendirme alması, ailenin konu hakkında bilgilendirilmesi ilerleyen yıllarda kekemeliğin kalıcı olmaması adına iyi bir önlem olacaktır. Dil ve Konuşma Terapistleri Derneği bünyesinde bulunan tüm terapistlere; www.tdktd.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de kekemelik ile ilgili kurulan ilk resmi derneğe www.kekemelerdernegi.com adresine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

NOT: Bu yazıda okul öncesi grupta görülen kekemelik ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemindeki kişiler uzman eşliğinde terapi tekniklerini öğrenebilir, dil ve konuşma terapisinden fayda görebilirler.

 

Terapi sürecinde çocuklarla kullanılabilecek resimli kaynaklar: