Oku bakayım: A-yı

Oku bakayım: A-yı

Barış Manço “Oku bakayım: A-YI” derken bize sıcacık bir çocuk şarkısıyla fonolojik farkındalığı ilk öğreten sanatçılardan biri olabilir. 80’lerin sonu 90’ların başında çocukluğunu yaşamış olan birçoğumuz daha ilkokula başlamadan bu şarkıyı severek söylüyorduk. Fonolojik farkındalığın eğitimdeki yeri o dönemde ne kadardı bilmek güç ancak Barış Manço bizleri bu şarkıyla seslerin oyununa götürüyor. Sözlere beraber bakalım:
A de bakayım; A,
bir de Y de; Y,
şimdi bir de; I
Oku bakayım; A-YI

Bir sözcüğün seslerine ayrılabildiğini, seslerin birleşerek bir sözcüğe dönüştüğünü, sözcüklerin hecelere bölünebildiğini bir şarkıda hem de eğlenceli bir şekilde bizlere gösterdi. Birçok çocuk şarkısını bizlere armağan ettiği için kendisine minnettarız.

 

Çocuklar için en iyi öğrenme biçimi kuşkusuz şarkılar ve oyunlardır. Bunu da en iyi anaokulu öğretmenlerimiz bilir.
Araştırmalar okuma yazma öğrenmeden önce çocuklara verilecek olan fonolojik farkındalık becerisinin anlayarak okumayı kolaylaştırdığını söylemektedir. Okul öncesinde dislektik olma ihtimali öngörülen çocuklarda bu konuda çalışma yapılması öğrenme sürecini kolaylaştıracaktır. Konu hakkındaki Konuşma Sesi Oyunları kitabımızda çocuklarınızla yapabileceğiniz aktiviteler yer almaktadır. Fonolojik farkındalığın gelişmesini sağlayan yeni kutu oyunumuz Dondurma Adası ‘nı okul öncesindeki tüm çocuklara öneriyoruz.

 

“Çocuğum Büyüyor Ama Konuşmuyor”

Parkta, okulda ya da sokakta isteklerini ağlayarak, işaret ederek, “ıh-ıh” diye göstererek anlatmaya çalışan çocuklarla hepimiz mutlaka karşılaşmışızdır. Çocuklar büyüyor, herşeyi anlıyor, akıllı telefonları kullanıyorlar. Kimi zaman “konuşmadan tüm derdini anlatıyor hocam” diyen ailelere şahit oluyoruz. Peki bu durum ne kadar/ ne zamana kadar kabul edilebilir?

Hem yurtdışında hem de ülkemizde yapılan araştırmalar 3 yaşını doldurmuş çocukların dil gelişiminin büyük oranda tamamlandığını gösteriyor.  Bebeklerin 1 yaş civarı ses taklitleri yaptığını, 2 yaş civarı birçok nesneyi tanıdığını, 50’ye yakın sözcük söyleyebildiğini, 3 yaşına geldiklerinde ise basit cümleler kurduğu biliniyor. Bu gelişimin her geçen gün yeni kelimeler öğrenmesiyle katlanarak arttığı bilgisini de ekleyelim.

3 yaşını doldurmuş ancak isteklerini, ihtiyaçlarını ifade etmekte güçlük çeken bir çocuğun mutlaka Uzman Dil ve Konuşma Terapisti tarafından değerlendirme alması gerekir. Terapist (DKT) değerlendirme sonucuna göre bir müdahale planı hazırlar. Örnek videomuzu izleyip çevrenizdeki ailelerle paylaşımda bulunabilir, dernek bünyesinde bulunan tüm Dil ve Konuşma Terapistlerine  www.tdktd.org adresinden ulaşabilirsiniz.

Akıcı Sesler (L-R-Y) Hakkında

/l/, /r/ ve /y/ sesleri ünsüz sesler tanımlanırken “akıcı sesler” olarak gruplandırılmıştır. Bu sesleri üretmede güçlük yaşayan ya da bu sesleri kullanırken hata örüntüsü geliştiren çocuklar konuşma sesi bozuklukları sınıfında değerlendirilir.

Akıcı Seslerin Değiştirilmesi

Aşağıdaki örnekler Türk çocukları ile yapılan araştırma kayıtlarından alınmıştır (Topbaş, 1997; 2004/5). Okuyuculara kolaylık ve yol göstermesi açısından çocuğun söyleyişine en yakın ortografik yazım parantez içinde gösterilmiştir. (Uluslararası Sesçil Yazım(IPA)bu yazıda kullanılmamıştır)

*[Ü:] = ünlünün uzatılması,

*/Ø/ = ses düşmesi

  • Akıcıların birbiri yerine kullanılması: /l/, /y/, /r/ ünsüzlerinin birbirlerinin yerine kullanılmaları.

Serra rüya görüyor

/l/, /y/  →      /r/  →     /rüya/     (lüya)

/araba/ →  (alaba)

/y/, /r/  →      /l/ →    /ayak/    →  (alak)

/arı/       →    (alı)

 

  • Akıcı daralmalıların yarı-ünlüye dönüştürülmesi/kayması: /l/ ve /r/ ünsüzlerinin yerine /y/ ünsüzünün kullanılması.

/l/, /r/   →      /y/  →    /arı/    →    (ayı)

/salı/    →  (sayı)

  • Akıcıların ünlüleşmesi: /l/, /y/ ve /r/ ünsüzlerinin atılarak/silinerek kendilerinden önce gelen ünlü süresinin uzatılarak söylenmesi.

/l/, /y/, /r/    →  */Ø/      →       *[Ü:]

/bardak/  →       (ba:dak)

/bal/       →       (ba:)

Ne Zamana Kadar Beklemeliyiz?

Topbaş (2004/5), yaptığı araştırmada Türkçe konuşan çocukların yaptığı fonolojik işlemlere göre akıcıların değiştirilmesinin 5 yaş; 6 aylık dönemde sonlanması gerektiğini belirtmektedir. 5 buçuk yaşını geçmiş ancak hala /l/, /r/ ve /y/ seslerini üretmekte güçlük çekiyor olması ya da bu sesleri birbirinin yerine kullanıyor olması müdahale edilmesi gerektiğini göstermektedir.

Neden Müdahale Edilmeli?

/l/, /r/ ve /y/ seslerine yönelik güçlük yaşayan çocukların, okul öncesi dönemde tespit edilip uzman dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmesi, müdahalede bulunulması okul dönemi için önem taşımaktadır. Müdahale nedenleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

  1. /l/ ve /r/ sesi üretimi, dilin ağız içinde doğru pozisyonlamasını gerektirdiği için çocuk yardımsız olarak bu sesi doğru üretmekte güçlük çekebilir.
  2. Konuşma sesi bozuklukları ileriki yıllarda okuma yazma öğrenme sürecine giren çocuğun sesleri(harfleri) yanlış kodlamasına (/r/ yerine /y/ yazmak gibi), dolayısıyla anlam bozukluklarına neden olabilir.
  3. Çocuğun /l/ ve /r/ sesini hatalı ürettiği konuşma biçimi akranları tarafından “bebeksi” olarak görülebilir. Sosyalleşme sürecine olumsuz etkide bulunabilir.

Faydalı Olabilecek Kaynaklar

Rüya Göremeyen Burak, Mirket Yayınları, Ocak 2018

LRY Seslerini Söylüyorum, Mirket Yayınları, Ocak 2017

Resimlerle Söylüyorum, Mirket Yayınları, Kasım 2016

Sözcük Dedektifi, Mirket Yayınları, Kasım 2016

Kaynakça

  • Topbaş, S., Topbaş, S., Dil ve Kavram Gelişimi, S. Topbaş (Ed.), Kök Yayıncılık, Ankara, 75-101 (2007)
  • http://www.asha.org/public/speech/disorders/SpeechSoundDisorders/

Dil ve Konuşma Terapisi Nedir?

DİL VE KONUŞMA TERAPİSİ NEDİR?

Dil ve konuşma terapistliği bilimsel bir uzmanlık alanıdır. Ülkemizde ilk olarak 1999 yılında Anadolu Üniversitesi bünyesinde ve sadece yüksek lisans düzeyinde eğitime başlanmıştır. Yüksek lisans eğitimi bilimsel hazırlık ile birlikte 3 yıl sürer. Terapist adayları farklı alanlardan (kekemelik, artikülasyon bozuklukları, gecikmiş dil ve konuşma vb) en az 400 saat uygulama yaparak bölümden mezun olurlar. Ülkemizde bu alandaki ilk mezunlar 4 yıl lisans (psikoloji, psikolojik danışmanlık/rehberlik, dilbilim vb) sonrasında ise 3 yıllık yüksek lisans (dil ve konuşma terapistliği) sürecinden geçmişlerdir.

Dil ve konuşma terapistlerine olan ihtiyaç nedeniyle ülkemizde de 4 yıllık lisans programları açılmaya başlamıştır. Bu alanda lisans programı açan üniversiteler; Anadolu, Hacettepe, Ondokuz Mayıs, Üsküdar, Biruni ve Medipol Üniversite’leridir. Anadolu Üniversitesi 4 yıllık lisans mezunlarını vermiştir. Lisans programları açıldıktan sonra sadece bu alandan mezun olan öğrenciler yüksek lisansa başvurma hakkına sahip olmuşlardır.

Herhangi bir eğitim sertifikasına sahip olmak şahıslara dil ve konuşma terapisi yapma yetkisi vermez. Açık sayısının çok olduğu bu alanda doğru kişilere ulaşmanız önemlidir. Uzman olmayan kişilerden terapi almak öğrenme için kritik olan sürenin kaybına, ailenin maddi kaynaklarını yanlış yerlerde harcamasına, çocuğun negatif öğrenme yaşantıları geçirmesine neden olabilir.

DİL VE KONUŞMA TERAPİSTLERİ HANGİ ALANLARDA YETKİNDİR?

  • Akıcılık Bozuklukları (Kekemelik, Hızlı Bozuk Konuşma)dil-ve-konusma-terapisi-ndr
  • Konuşma Sesi Bozuklukları (Artikülasyon Bozukluğu, Fonolojik Bozukluk)
  • Gecikmiş Dil ve Konuşma
  • Genetik Sendromlara Bağlı Dil ve Konuşma Gerilikleri
  • Yaygın Gelişimsel Bozukluğa (Otizm) Bağlı Dil ve Konuşma Gerilikleri
  • Serebral Palsi’ye Bağlı Dil ve Konuşma Gerilikleri
  • Dudak Damak Yarığı Olanlarda Dil ve Konuşma Terapisi
  • İşitme Engelli Bireyler İçin Dil ve Konuşma Terapisi
  • Ses Terapisi
  • Afazi, Apraksi, Dizartri’de Dil ve Konuşma Terapisi
  • Beyin Hasarı, Felç vb Durumlar Sonrasında Dil ve Konuşma Güçlüklerine Müdahale
  • Yutma Bozuklukları

DİL VE KONUŞMA TERAPİSTİ (DKT) NE YAPAR?

Dil ve konuşma terapisti, ortak noktası dil, konuşma ve iletişim olan alanlarda terapiye gelen kişinin yaşı ve beraberinde getirdiği tanıya göre bireysel terapi programı hazırlar ve uygular.

Terapi programı eğer çocuklar içinse; oyuncaklar, kitaplar, resimli kartlar, kimi zaman ise alternatif destekleyici araçlar kullanırlar.

Terapi programına alınan kişi yetişkinse, yaşa ve tanı kriterlerine göre bireysel terapi programı hazırlanır.

Dil ve konuşma terapisti diğer uzmanlık alanlarından kişilerle takım çalışması yaptığında daha iyi sonuçlar ortaya çıkar. İş birliği yapacak olan en önemli grup terapiye gelen çocuk/kişinin ailesidir. Bunun dışında; çocuk nöroloğu, çocuk psikiyatrı, KBB hekimleri, özel eğitim uzmanları, sınıf öğretmeni, okulda bulunan psikolojik danışman, fizik tedavi uzmanları ile iletişim halinde olması terapi sürecine olumlu yansıyacaktır.

DKT’LERİN ÇALIŞMA ALANLARI NERESİDİR?

DKT’ler özel klinikler, hastaneler, rehabilitasyon merkezleri gibi sağlık birimlerinde çalışırlar.

Dil ve konuşma bozuklukları derneği sayfasından derneğe bağlı ülke çapındaki tüm terapistlere ulaşabilirsiniz. www.dktd.org

NE ZAMAN DİL VE KONUŞMA TERAPİSİNE GİDİLMELİ?

İletişime dayalı engeller sizin/çocuğunuzun günlük hayatını zorlamaya başladığında dil ve konuşma terapisine gitme zamanınız gelmiş olabilir. Dil ve konuşmaya dair herhangi bir güçlük çektiğinizi düşünüyorsanız uzman DKT’den alacağınız değerlendirme oldukça büyük fayda sağlayacaktır.